kandil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kandil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Mayıs 2019 Çarşamba

Türkiye kuşatılırken bizimkiler





Türkiye kuşatılırken bizimkiler 


Ahmet Gürsoy



Ne diyor Yurt Partisi Genel Başkanı Sadettin Tantan: "Yüz yıllık projeler adım adım ilerliyor.."


İlerliyor da bizimkiler ne yapıyor?


Okkalı laflarla durumu savuşturduklarını sanıyor.


Hatırlayın, bir iki hafta önce Amerikalılar: "Türkiye, Suriye'nin kuzeyinde PKK/PYD ile görüşüyor" dedi. 


Muhalefet bunun üzerine "doğru mu" diye durumu sordu. 


AKP sözcüsü Çelik, her zaman olduğu gibi gene Kılıçdaroğlu'nu suçladı ve dedi ki: "Bunlar bize inanmıyor, yabancıya inanıyorlar.."


Buraya kadar anlaşılmayacak bir durum yok. 

Ancak ardından gelen Kandil güzellemelerine ne diyeceğiz?


Önce Bahçeli Hazretleri buyurdu: "Bana göre Avukatlarıyla görüşmende bir sakınca yok."


MHP vizeyi onayladı.


Bundan sonrası AKP'nin söylemleriyle doğrulandı.


Ve Kandil'in kurucu başkanı, teröristbaşı Öcalan, Cumhur ortaklığının vizesiyle Suriye'nin Kuzeyine gönderme yaptı.


Kürdistan, Batının yüz yıl önceki projesi.


İkincisi Akdeniz'de gerçekleşiyor.


Etrafımızı kuşattıkları yetmiyor gibi, bizimkiler biz Afrin odaklı gündemle meşgulken Yunanistan 18-19 ada ya da adacığı işgal etti. 

Amacı, öteden beri savunduğu Ege Kıta sahanlığı projesine ulaşmak.


Peki, bizim Cumhur ikilisi, bu gelişmeler karşısında hangi milli politikaları üretti ve hangi vatansever tepkileri ortaya koydu?


Cumhur ikilisi, vatanı, Yunanlılardan değil Kılıçdaroğlu ile Akşener'den kurtarmağa çalışıyor.


 Bildikleri ve yaptıkları en iyi şey, seçim odaklı bir siyaset üzerinden muhalefeti Kandil ile birlikte hareket etmekle suçlamak.

 Onların tek amacı iktidarda kalmak.


Ama düşmanınki öyle değil.


Yunan, işini amacına ve planına uygun olarak yapıyor. 

O ülkede muhalefet düşman değil. 

 Aynı şekilde; o ülkede, kilise, eski günlerine dönüp, Ortodoks hâkimiyetini gerçekleştireceğiz diye amaç gütmüyor.


İşini yapıyor.


Venizelos'a sövmüyor.


Trikopis'i bile silkeleyip çöpe atmıyor. Yenilgisini kabulleniyor.


Evet, Tantan çok haklı. 


"Yüz yıllık projeler adım adım ilerliyor.."


Sadece bu değil mesele. Asıl mesele Türkiye'deki yönetimin ülkeye verdiği ağır hasar.


Tantan'ın tespitiyle "kültür devrimi.."


Başka?


"AKP, asırlardır süregelen değerlerimizi yok etti. Kimliksizleştirdi toplumu. Kimlikli yapıları yerle bir etti. Kimlikli ağaçlarımızı bile yok ettiler. Bütün her şey tahrip oldu…"


Devletin içi boşalınca, kimliksizleşince, bir günün bir gününü tutmayacak elbet. 


Önce seçim boyunca herkesi Kandil yanlısı olarak suçlayacaksın, sonra seçim bitip yeni güncel durumlar ortaya çıkınca, bu defa bizzat kendiniz Kandil'i kuran İmralı'daki töröritbaşına şirinlik yapacaksın.


"PKK ile mücadele ediyoruz" diyorsun, lakin PKK'nın canına okuyacak mali kaynakları henüz kurutmadınız. 


Niye?


https://www.yenicaggazetesi.com.tr/turkiye-kusatilirken-bizimkiler-51995yy.htm

12 Haziran 2018 Salı

Kandil’de PKK’nın Ezilmesi

 

Kandil’de PKK’nın Ezilmesi

 

Prof.Dr.Özcan Yeniçeri

 

Terörle pazarlık, Dolmabahçe ve Habur mahkemeleri skandalları AKP’yi bugün Kandil’e müdahale noktasına getirmiştir.

 “Kandil’e operasyon iş işten geçmeden yapılmalı” diye bundan tam onbir yıl önce yazmıştık. 

Devlet erkini elinde bulunduranların terör ve cinayeti seyretmek gibi bir lüksleri yoktur ve olamaz. Bu bakımdan Kandil’e üslenerek örgütlenmiş terörist katillere yönelik olarak yapılacak tek şey vardır: Müdahale.”  Bu satırlar 2007 yılındaki o yazıya ait.
        
  Kandil’de terör devlettir!
        
PKK için Kandil gibi “güvenli bölgelere” sahip olmak oralarda “otorite kurmakontolojik (olmak ya da olmamak) sorundur. Kandil herhangi bir terör örgütü için tam bir güvenlikli bölgedir.

Kandil’i düşürmek PKK terörünü marjinalleştirmek ve sürdürülür olmaktan çıkarmak anlamına gelir. Bugün Kandil’de terör devlettir.

Nitekim teröristler “Gabar’da, Cudi’de vuruyor, Kandil’e sığınıyorlar. Orada kendilerini güvende hissediyorlar. Kandil’e müdahaleyi akla gelen ve gelmeyen onlarca neden söyleyerek “yapılmasın” diyenler gerçekte “teröristler hiç olmazsa orada güvencede olsun. Terör hiç bitmesin” diyenlerdir.

Bedeli ne olursa olsun Kandil’deki fitne daha o zaman söndürülmeli, orası TSK’nın kontrolü altına alınmalıydı.
        
O günden bugüne sürekli olarak iktidarı Kandil’e müdahale etmesi konusunda uyardık. Biz “Kandil’e müdahale farz oldu” derken hükümet  “önce içerideki teröristler etkisizleştirilsin” görüşünü savunmuş, FETÖ ve ABD ile birlikte TSK’ya yönelik Ergenekon ve Balyoz operasyonlarını başlatmıştı.

Asker “Barzani teröristleri destekliyor, onunla görüşülmez” demesine rağmen iktidar yetkilileri  “biz görüşürüz”  demiş ve gereğini de yapmışlardı.

Kandil’e örgütün yerleşmesi 1992 Eylül’ünde gerçekleşti. TSK kuşatmasında PKK’yı imha olmaktan kurtaran Talabani, onları bugünkü Kandil’in olduğu bölgeye taşıdı.

Böylece Türkiye’de terör yapan eli kanlı terörist katiller her eylemlerinden sonra kaçarak Kandil’e sığınmakta Barzani, İran ve ABD’nin himayesine mazhar olmaktadır.

  Terörle müzakerenin AKP’yi getirdiği yer!

AKP iktidarı on altı yıldır terörle mücadele edecek yerde müzakereyi seçti. “Yanlış dedik, teröristleri devletle muhatap etme ihanetini işliyorsunuz? Teröristle müzakere olmaz!” dedik, anlamazlıktan geldiler.

Çözüm süreci adlı ihanet sırasında AKP’nin HDP’li ortakları Kandil’e teröristlere yönelik yapılacak sınır ötesi operasyon söz konusu olduğunda “dışarıda değil içerideki halkın tepkisi hesaba katılmalı… Türkiye, Irak topraklarına girdiği takdirde bu sınır ötesi operasyon değil, halkların savaşı olacaktır” diyorlardı.

Gerek Oslo’da gerekse İmralı’daki eli kanlı terörist başıyla yürütülen müzakereleri ne Öcalan ne de Kandil ciddiye almamıştır. Kandil ve Öcalan “Çözüm Süreci”ni örgütlenme, silahlanma ve kent savaşları için hazırlık yapmak için fırsat olarak kullanarak AKP iktidarını aldatmıştır.

Çözüm Süreci” sırasında ABD’li Brett McGurk, teröristbaşı Öcalan’dan çok sayıda mektup almıştır! Bu mektuplarında PKK’ya kurdurulacak korsan devlet için birçok öneride bulunan Öcalan, Kandil’deki teröristleri “ABD isterse bize 6 ayda ordu kurar” diyerek motive ettiği ortaya çıkmıştır.

Terörle pazarlık, Dolmabahçe ve Habur mahkemeleri skandalları AKP’yi bugün Kandil’e müdahale noktasına getirmiştir. Bu önemli bir gelişmedir. Türkiye için elzem olanı ve doğru olanı da budur. AKP iktidarının on altı yılda da olsa terörle mücadelede en doğru olan adımı atmaya hazırlanması ülkenin, barışın ve demokrasinin yararınadır.

Her ne kadar seçim sürecinde Kandil’e müdahale gündeme gelse de herkesin AKP’nin on altı yılda bulabildiği bu doğru ve elzem operasyona tam destek olması gerekir.

Ancak Terörlü mücadelede asıl problem; askerî hareketlerle dağdaki teröristin etkisiz kılınması değildir. Bu yapılmalıdır ve yapılacaktır.

Ancak esas tehlikeli olan Kandil değildir, Kandil’in deposuna yakıt sağlayanlardır. 

Dağla değil, dağa giden yolların kapatılmasına öncelik veren bir mücadeleyle PKK terörü ancak ezilebilir.

Terörle mücadele tavizsiz ve acımasız bir biçimde sürdürülmelidir.

http://www.haberiniz.com.tr/yazarlar/ozcan-yeniceri/kandil-de-pkk-nin-ezilmesi-440603m.html