Öz...
Öz...
Hasip Sarıgöz
Bakın,
şimdi vatan evlatları her yerde neyin işaretini yapıyorlar?
Siz dahi
her sıkıştığınızda nereye sığınıyorsunuz?
Türk milliyetçiliğine...
15
Temmuz rezaletinin ardından genel merkezinize kimin possterini astınız?
Atatürk'ün...
Yüreklerimizdeki köz ve ruhlarımızdaki öz olan Türk milliyetçiliğini ayaklar altına aldınız!
Şanlı bozkurt sembolünü aşağıladınız!
Türk'ü dağdan taştan ve dahi maden suyu şişelerinden bile sildiniz!
Dini, yani Aziz Türk Milletinin yumuşak karnı olan İslam'ı
kullandınız ve tilki kurnazlığındaki bir din bezirgânı gibi Türk
milliyetçiliği ile ümmetçiliği karşı karşıya getirdiniz!
Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Cumhuriyeti kuran Türk büyüklerini itibarsızlaştırabilmek adına denemediğiniz yol kalmadı.
Sizler ki: "Aslında Anadolu'da Türk-Yunan Savaşı yapılmadı, şehitlikler sahte" diyebilecek kadar alçaldınız.
Bencilce hırslarınız; sizde ne Allah korkusu bıraktı, ne de kuldan utanma duygusu...
Türkçülüğün karşısına ümmetçiliği, Cumhuriyetçiliğin karşısına Osmanlıcılığı ve Atatürk'ün karşısına da Abdülhamit'i koydunuz.
Ama o şartlanmış zihinleriniz bir türlü anlamadı, aslında hepsi bizdendi.
O kafanıza taktığınız at gözlüklerini bir türlü çıkarıp atamadığınız
için göremediniz, Atatürk de bizim Abdülhamit de bizimdi. Kin ve
nefretiniz algılarınızı köreltti! Bilemediniz ki, başta Türk milliyetçiliği olmak üzere, altı okun hiç birisi de İslam’a düşman değildi.
Neye düşmandı?
Din simsarlığına, din bezirgânlığına ve güzel dinimizin
kişi, cemaat veya parti menfaatlerine alçakça alet edilmesine, İslamı
yozlaştıran hurafelere ve dindar görünüp dinsizliğin dibine vuranlara
düşmandı.
Hala daha anlayamadınız ki, Bu millet hem Oğuz, hem Mete, hem
Kanuni, hem Abdülhamit hem de Mustafa Kemaldir. Yine bu büyük millet
Aynı zamanda Hun'dur, Göktürk'tür, Hazar'dır, Gaznelidir, Artuklu'dur,
Selçuklu'dur, Osmanlı'dır ve bütün bunların bilgeliği, geleneği ve ışığı
ile ezelden ebede TÜRK'tür ve şimdi de Türkiye Cumhuriyetidir.
Kim ne kadar engellerse engellesin, o aşağılanan Türk'ün gittiği yol kızıl elma, varacağı menzil ise TURAN'dır.
Tarihin taa ilk çağlarından bu yana o kadar çok Türk simgesi var ki,
hepsi birbirinden güzel, birbirinden anlamlı, değerli ve birbirinden
heybetli...
Boşuna değil, onun için yok olmadılar binlerce yıl...
Ama siz ne yaptınız?
Yahu, gittiniz ve kendinize simge olarak, bula bula bir dört buçuk parmak buldunuz!!!
"Türk Arapsız olmaz" diye zırvalayarak, dünyanın millet olma onuruna erişmiş en kadim milletini tutup Arap kabileciliğine yamamaya çalıştınız!
Durmadınız! Dünyanın en eski ordusu olan Şanlı Türk Ordusu'nu
Suudi Vahabi yobazlarının kabile teşkilatının arkasına bir vagon gibi
takmaya çalıştınız.
Anlamadınız ki, Türk birilerine dayanan değil, daima birilerinin dayandığı ulu bir çınardır...
Başta Doğu Türkistan olmak üzere, dünyanın birçok yerinde
Türk inim inim inlerken, siz Arabın Rabiası için ağladınız, Barış Pınarı
Harekâtını kınayan Filistinli'nin haliyle hallendiniz. Ortada işbirliği yapacak birçok Türk devleti varken milli varlıklarımızı katar katar Katar'a peşkeş çektiniz.
Türk'ün özüne sırtınızı dönerek ve dahi kadim Türk simgelerini elinizin
tersiyle bir kenara iterek her fırsatta bizlere, gözümüzün içine
sokarcasına 4,5 parmağı gösterdiniz.
Tuttu mu Rabianız?
Yok...
Tutmazdı zaten.
Türk milletini, onun kadim geleneklerini, din anlayışını,
fikriyatını ve düşünce yapısını; kısaca karakterini bilmediğiniz için,
4,5 parmağın tutmayacağını da anlayamadınız!
Direttikçe direttiniz!
Peki ne oldu?
Bakın, şimdi vatan evlatları her yerde neyin işaretini yapıyorlar?
Siz dahi her sıkıştığınızda nereye sığınıyorsunuz?
Türk milliyetçiliğine...
15 Temmuz rezaletinin ardından genel merkezinize kimin posterini astınız?
Atatürk'ün...
Her çıkmaza girdiğinizde kimin sözlerini kullanıyorsunuz?
Mustafa Kemal'in...
Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün bir adı daha var.
Ne mi?
BOZKURT...
Anlayın artık.
Lütfen anlayın ve beyhude hizipçilikten vazgeçin, milletin evlatlarını
kamplaştırmaktan ve daha ötesi, birbirine düşman etmeye çalışmaktan vaz
geçin.
4,5 Parmak hizipçiliği tutmamıştır ve tarihin çöplüğündeki yerini de çoktan almıştır.
Binlerce yıldan beri, bataklıkta bulduğu yaralı Türk
balasını emzirdiğinden beri, Ergenekon'dan çıkışta Türk Budunu'na yolu
gösterdiğinden beri, Türk ordularına kılavuzluk ve Türk balalarına
analık yaptığından beri ve dahi Oğuz Kağan'ın çadırına mavi bir ışıkla
süzülüp girdiğinden beri bozkurt vardır.
Bütün kolpa ve çakma simgeler birer birer tarih çöplüğünde öğütülürken, o
bozkurt ki, acun durdukça durmaya ve dahi Türk yiğitlerinin kalpleri
onunla çarpmaya devam edecektir.
Siz bu büyük milletle barışmak istiyor musunuz?
Alın size fırsat:
Şimdi, o 4,5 Parmağın çakma heykellerini yıkmanın, tam vaktidir.
Yokuşa değil, düze dön,
Arap'a değil, öze dön,
Aklı olan düze döner,
Fikri olan öze döner,
Aşkla yanan köze döner,
Bizden olan bize döner...
Yoza dönen? Yoza döner!
Sonrasında toza döner!!!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder